23 Kasım 2006
Son Kasim
Ara vererek yaziyorum. Siradan sayilabilecek olaylar çogunlukta. Her zamanda içinden gelmiyor herseyi yazmak insanin. Yillar geçtikçe bu meslege basladigim ilk günler canlaniyor ara sira hafizamda. Eskidigimi hatirlatiyor gün geçtikçe emekliye ayrilan emniyet müdürlügünde tanidigim simalar.
Bugün yine böyle bir sey oldu yine. Epey zamandir tanidigim, emniyetin sabika kayitlari servisinde çalisan pek fazla konusmuslugum olmayan bir memur, emniyet genel müdürlügündeki giriste dolasiyordu, sessizce, tek basina. Orda giriste halka okumasi için birakilmis içinde çok reklam ve resim olan ücretsiz haftalik mecmualardan bir tane aldi, içerigine hiç bakmadan elleri arasinda yuvarladi, kimsenin yüzüne bakmiyordu, gözleri sanki bir sey aramiyordu, donuk ve yavasça ilerledi. Emniyet danismasinda oturan genç memurlara lâkayit bir göz atti, yanlarindan bir sey söylemeden geçti arka tarafa dogru ilerledi.
O kisma ancak bir görevli esliginde girilir.Genç kadin memur adamin hiçbirsey sormadan o kisma dogru ilerlemesinden rahatsiz oldu, yerinden kalkti adama dogru yöneldi.
O anda yasli memur, birden canlandi. Adetâ kendisi ile ilgilenilmesinden memnun olmustu. Biraz böbürlenerek, biraz, sevinerek: "Ben eskilerdenim" dedi. O kurumdaki çalismisliginin, emeklerinin kükremesi gibi "ben eskilerdenim" çikti agzindan. Genç kadin memur bir adim geri atip "öyle diyorsaniz, öyledir" dedi ve masasina geri döndü.
Bir ayagi aksayan yasli memur, beyaz tavana bakarak koridorda yavas adimlarla gözden kayboldu.
Yasli memurun emekli oldugunu böyle ögrendim. O'nu ilk olarak tercümanliga basladigimda bir sabikalinin resimlerini çekerken görmüstüm. Ilk defa böyle bir seye, sinemada gördüklerim disinda, bizzat sahit oluyordum. Biraz yaninda durmama müsade etmisti. Sonra parmak izlerini almaya basladi, parmak izi teknigini kisaca anlatmisti. Kullandiklari mürekkebin cinsini, izlerin alindigi karton parçasinin özellikerini, arsivlemeyi, vs. bazi detaylari kisaca anlatmisti. O gün canlandi gözümde, nasil merakla dinlemistim...
Az sonra kadin memur bana dogru yaklasti, cinayet masasindan telefon ettikerini az sonra beni gelip alacaklarini bildirdi. Nitekim öyle oldu. Konuyu kisaca anlattilar. Iki is arkadasi arasinda çikan bir tartismada bir yaralama davasi idi. Yarali oldukça ciddi bir durumdaymis. Hastahanede yogun bakimdaymis. Sanikta nezarethanede bekliyordu.
Gözaltindaki haklarini bildirdikten sonra, sirasi ile avukati ile görüstürüldü ve saglik kontrolu için doktor muayenesinden geçirildi. Ardindan sabika kayit bölümüne geçtik... Parmak izleri alinacakti.
Artik eski körüklü perdeli fotograf makinasi ile çekilmiyordu resimler. Taninmis bir marka dijital fotograf makinasi vardi. Fakat, polis kayitlarina kimligi islenecek adamin önüne, polislerin çok eskiden beri kullandiklari üzerine beyaz tebesir ile sabikalinin kimligini yazilan kara tahta oradaydi. Hiç degismeyen, emektar, kara tahta...
Anlasilan kara tahtanin dijitali kullanisli degil, ondan vazgeçememisler.
Parmak izleri aliniyordu, baktim mürekkep ve takimlar orada masada duruyor, fakat tertemiz. Parmak izlerini de dijital makina ile aldilar. Sordum... "Mürekkep kullanmiyorsunuz artik galiba" diye. Memur gülümsedi, "onlar tarihe karsiti" dedi. Sesszilik oldu. Arkami dönüp, bürodan çikarken, yukarda rastladigim yasli memurla göz göze geldim.
Bakti "artik onlar tarihe karisti" dedi, aci bir gülümsemeyle...
Bugün yine böyle bir sey oldu yine. Epey zamandir tanidigim, emniyetin sabika kayitlari servisinde çalisan pek fazla konusmuslugum olmayan bir memur, emniyet genel müdürlügündeki giriste dolasiyordu, sessizce, tek basina. Orda giriste halka okumasi için birakilmis içinde çok reklam ve resim olan ücretsiz haftalik mecmualardan bir tane aldi, içerigine hiç bakmadan elleri arasinda yuvarladi, kimsenin yüzüne bakmiyordu, gözleri sanki bir sey aramiyordu, donuk ve yavasça ilerledi. Emniyet danismasinda oturan genç memurlara lâkayit bir göz atti, yanlarindan bir sey söylemeden geçti arka tarafa dogru ilerledi.
O kisma ancak bir görevli esliginde girilir.Genç kadin memur adamin hiçbirsey sormadan o kisma dogru ilerlemesinden rahatsiz oldu, yerinden kalkti adama dogru yöneldi.
O anda yasli memur, birden canlandi. Adetâ kendisi ile ilgilenilmesinden memnun olmustu. Biraz böbürlenerek, biraz, sevinerek: "Ben eskilerdenim" dedi. O kurumdaki çalismisliginin, emeklerinin kükremesi gibi "ben eskilerdenim" çikti agzindan. Genç kadin memur bir adim geri atip "öyle diyorsaniz, öyledir" dedi ve masasina geri döndü.
Bir ayagi aksayan yasli memur, beyaz tavana bakarak koridorda yavas adimlarla gözden kayboldu.
Yasli memurun emekli oldugunu böyle ögrendim. O'nu ilk olarak tercümanliga basladigimda bir sabikalinin resimlerini çekerken görmüstüm. Ilk defa böyle bir seye, sinemada gördüklerim disinda, bizzat sahit oluyordum. Biraz yaninda durmama müsade etmisti. Sonra parmak izlerini almaya basladi, parmak izi teknigini kisaca anlatmisti. Kullandiklari mürekkebin cinsini, izlerin alindigi karton parçasinin özellikerini, arsivlemeyi, vs. bazi detaylari kisaca anlatmisti. O gün canlandi gözümde, nasil merakla dinlemistim...
Az sonra kadin memur bana dogru yaklasti, cinayet masasindan telefon ettikerini az sonra beni gelip alacaklarini bildirdi. Nitekim öyle oldu. Konuyu kisaca anlattilar. Iki is arkadasi arasinda çikan bir tartismada bir yaralama davasi idi. Yarali oldukça ciddi bir durumdaymis. Hastahanede yogun bakimdaymis. Sanikta nezarethanede bekliyordu.
Gözaltindaki haklarini bildirdikten sonra, sirasi ile avukati ile görüstürüldü ve saglik kontrolu için doktor muayenesinden geçirildi. Ardindan sabika kayit bölümüne geçtik... Parmak izleri alinacakti.
Artik eski körüklü perdeli fotograf makinasi ile çekilmiyordu resimler. Taninmis bir marka dijital fotograf makinasi vardi. Fakat, polis kayitlarina kimligi islenecek adamin önüne, polislerin çok eskiden beri kullandiklari üzerine beyaz tebesir ile sabikalinin kimligini yazilan kara tahta oradaydi. Hiç degismeyen, emektar, kara tahta...
Anlasilan kara tahtanin dijitali kullanisli degil, ondan vazgeçememisler.
Parmak izleri aliniyordu, baktim mürekkep ve takimlar orada masada duruyor, fakat tertemiz. Parmak izlerini de dijital makina ile aldilar. Sordum... "Mürekkep kullanmiyorsunuz artik galiba" diye. Memur gülümsedi, "onlar tarihe karsiti" dedi. Sesszilik oldu. Arkami dönüp, bürodan çikarken, yukarda rastladigim yasli memurla göz göze geldim.
Bakti "artik onlar tarihe karisti" dedi, aci bir gülümsemeyle...
SEVILGEN 23.11.06